İçeriğe geç

Kategori: Muhtelif Konular

Maraş notları..

Kategori: Muhtelif Konular

Uzunca bir aradan sonra yeniden merhaba..

Sanırım herkes alıştı artık benim bu uzun ara verişlerime. Aslında anlatacak çok şey var ama nedense kafam rahat bir şekilde oturamıyorum bilgisayar başına. Yasir annesi kendisinden başka birşeyle ilgilensin istemiyor bu aralar. Kalabalık ortamlarda bulunmaya alışınca, evde tek başına sıkılıyor artık. Ayrıca bir aydır da gözlük takmaya (pek taktığı söylenemez ama, öyle diyelim) başladı, biraz da bu alışma sürecinden olsa gerek, buluttan nem kapar oldu.

Geçtiğimiz hafta da Urfa & K.maraş gezimizden döndük. Yasir’i babasının akrabalarıyla tanıştırdık, ben de eşimin memleketi Maraş’ı gezme fırsatı buldum. Biraz hızlı bir gezi oldu ama Maraş dondurması yemeden dönmedim tabi.. :)

Ayrıca Maraş’ın bir diğer meşhur yiyeceği ise, tarhana dedikleri cipse benzer bir çeşit çerez. Yoğurt, dövme buğday ve kekik ile yapılıyor. Kuruması için hasırların üzerine serilip, güneşte bekletiliyor. Tam kurumamış, nemli haline de frik deniliyor. Kuruyemişlerle beraber çayın yanında yiyor Maraşlılar tarhanayı. Ben ilk yediğimde hiç hoşlanmamıştım ama artık ben de sevmeye başladım. Bu tarhananın çorbası da oluyor, tarifini kayınvalidemden öğrendim, yaptığım zaman sizlerle de paylaşacağım. Çok lezzetli ve besleyici bir çorba oluyor.

Komşu Fırın’da ekmek pişirdim..

Kategori: Muhtelif Konular

Geçen hafta sonundan beri anlatmak istediğim bir etkinliğe katıldık annemle.. Komşu Fırın’a ekmek pişirmeye gittik. Her etkinlikten sonra söylediğimiz gibi; yine iyi ki gelmişiz dedik.

Gittiğimizde sıcacık ekmekler, kruvasanlar kahvaltı için bizi bekliyordu. Ben evden çıkmadan birşeyler atıştırmış olduğum için, çayımın yanında sadece Suadiye Komşu Fırın’da çıkan çikolatalı enfes kekten yedim. Ayrıca yalnızca yılbaşında üretilen yılbaşı ekmeğinden tattık, fırından çıkar çıkmaz.

Karnımızı doyurduktan sonra geçtik tezgahın başına. Önce ben sadece kamera arkasından izledim bütün aşamaları. Sonra herkes dinlenirken, bir ekmek de ben pişirdim. Ekmek pişirmek öyle basit birşey değilmiş anladım. Hamuru yoğurma süresi var, dinlendirme süresi var, yoğurma şekilleri var ve hatta üzerine atılan kesiğin bile usulü var. İşin en çok bizi zorlayan kısmı o kesikleri atmak oldu desem, inanır mısınız? Bu aşamalarda her ince ayrıntıyı bizlere sıkılmadan anlatıp sorularımızı cevaplayan Nevzat Usta’ya da çok teşekkür ediyorum. Ayrıca bu etkinliğe bizi davet eden Eda Hanım’a ve Özlem Hanım’a da çok çok teşekkürler..

Pişirdiğimiz ekmeklerin yanısıra bir sepet dolusu kurabiye, kek ve ekmek çeşitleriyle döndük evimize. Sepetimizde zinde ürünlerden de vardı. Zinde ürünler tahmin edebileceğiniz üzere kalorisi düşük ürünler. Zinde kurabiyeyi özellikle çok sevdim. İçinde şeker yok, pekmez ve kuru üzüm var. Diyet yaparken çayın yanına birşeyler arayanlar için mükemmel bir alternatif, şiddetle tavsiye ediyorum.. Diyet yapmayanlara da vişneli çikolatalı keki tavsiye ediyorum :)

o gün çektiğim bütün fotoğrafları görmek için lütfen aşağıdaki kutucuğu tıklayın..

komşu fırın

Beyaz Fırın’ın Renkli Daveti

Kategori: Etkinlik, ve Muhtelif Konular

Cumartesi günü Beyaz Fırın’daydık annemle beraber. Davetiye bile ilginç bir buluşma olacağının sinyallerini veriyordu. Davetiyenin olduğu kutudan yumurta ve bir kese un çıktı, ne kadar ilginç bir fikir değil mi?

Oraya vardığımızda bu şahane sofra karşıladı bizleri. Beyaz Fırın beşinci nesil yöneticisi Nathalie Hanım bizi harika bir şekilde ağırladı. Sanki uzun yıllardır tanıdığım bir arkadaşıma çaya gitmiş gibi hissettim kendimi. Bu sofrada Hıdır Usta da eşlik etti bize. Nathalie Hanımla beraber, yediğimiz poğaçaların hikayelerine kadar anlattılar bize.

İlk fotoğraftakiler ise makaron. Uzun zamandır tatmak istediğim bir lezzetti. Hayal ettiğim kadar varmış, çok güzellerdi. En çok vanilyalıyı beğendim. Bu lafımdan hepsinin tek tek tadına baktığımı da anlayabilirsiniz. Koskoca makaron kasesini tam önümde duruyordu, mümkün mü tatlarına bakmamak?! Menekşeli olan da farklı bir lezzet, onu da tavsiye edebilirim..

Şimdi sizleri çektiğim diğer fotoğraflarla başbaşa bırakıyorum.

Pasta şefi Yeşim Hanım Sable Breton yapımını uygulamalı olarak anlatırken..

Ve günün sonunda bu tatlı günün anısına, ismimize özel basılmış defter ve önlüklerimiz , makaronlarımızla döndük evlerimize..

Annem ve ben harika bir gün geçirdik Beyaz Fırın’da.. Bu harika organizasyonda emeği geçen herkese çok teşekkürler!

MSA’da Tefal ile keyifli bir gün…

Kategori: Etkinlik, ve Muhtelif Konular

Geçen haftalarda Tefal’den gelen bir davet üzerine annemle birlikte Mutfak Sanatları Akademisi’ne gittik. Esra Hanım gönderdiği davet mailinde, Tefal’in yeni ürünü olan Nutricook‘u bizlere tanıtacaklarını söylediği için çok heycanlıydım. Biz bloggerların fikirlerine bu şekilde değer verilmesi de beni ayrıca çok mutlu etti ..

MSA’ya vardığımızda herkes dil balıklarını almış, ıspanakla birlikte rulo yapmaya başlamıştı bile. Hemen yerlerimize geçip başladık şefimiz Aykut Bey’in talimatlarına uymaya.. Önce, safran soslu dil balığı pişirdik, tam altı dakikada! Safranı balık pişirirken kullanmak daha önce hiç aklıma gelmemişti ama bundan sonra sıklıkla kullanacağım kesinleşti. Leziz balığımızı yedikten sonra Actifry’da pirzola, Nutricook’ta da rizotto pişirdik. Bu ikisini de önceden Actifry’da kızarttığımız sebzelerle birlikte yedik. Hem de hiç vicdan azabı duymadan :) Çünkü Actifry’da bir kilo patates sadece bir kaşık yağ ile kızarıyor.

Ben Actifry satın almak için daha ufak boyunun çıkmasını beklerken, Tefal biraz daha büyüğünü üretmiş. Demek ki kızartma sağlıklı olunca benim büyük sandığım boy bile yetmiyor ailelere..

Yemekten sonra da elmalı tatlımızı pişirip, şefimizin bizler için önceden hazırladığı çikolatalı tatlı ile birlikte afiyetle yedik.

Bu güzel etkinliğin sonunda Tefal ekibi hoş bir süprizle uğurladı bizleri.. Unutulmayacak bir deneyimi bize yaşattıkları için, fikirlerimize değer verip dinledikleri için ve güzel hediyeleri için hepsine tek tek teşekkür ediyorum..

Yasir de Nutricook ile ona pişireceğim sağlıklı yemekler için oldukça heycanlı. Getirdiğim broşürleri uzun uzun inceledi kendisi..

Lezzet okulunda bir gün..

Kategori: Etkinlik, ve Muhtelif Konular

Geçtiğimiz haftasonu annemle beraber Kalamış yollarına düştük. Hobimle Lezzet Okulu’nda Softbowl’un davetlisi olarak çay saati dersine katıldık beraber. Şefimiz Hayal Demirkol ile Softbowl ürünlerini kullanarak birkaç tarif denedik.

İlk defa bir lezzet okulunda bloggerlarla beraber yemek pişiren biri olarak bu işten çok keyif aldığımı söyleyebilirim. Bizi bu güzel organizasyona davet eden sevgili Sevil‘e özellikle teşekkür ederim.

Annem poğaçalara şekil verirken ben de çayımın yanında fırından yeni çıkmış mısırlı muffinlerin tadına baktım.

Daha sonra, ortası çukur kalıplarda pişen muffinlerin içlerini krem peynirle doldurup dereotuyla süsledik..

Poğaçaları tepsiye dizmeden önce yağlı kağıt yerine kullanılabilen silikomatı çok kullanışlı buldum. Hatta annem hemen çıkışta bir tane kendine satın aldı.

Mayalanmakta biraz yavaş davrandığı için ümidi kestiğimiz poğaçalarımız fırından çıktığında puf puf olmuşlardı. Lezzeti de muhteşemdi tabiki.. Bu güzel tarifleri bizimle paylaştığı için şefimiz sevgili Hayal‘e de çok teşekkür ederiz…

Kavanozda Hediye

Kategori: Muhtelif Konular

Uzun zamandır yabancı bloglarda “gift in a jar” adıyla gördüğüm hediye fikrini hayata geçirmek istiyordum. Gift in a jar yani kavanozda hediye, bir kurabiye ya da kek tarifinin kuru malzemelerinin katmanlar halinde bir kavanoza doldurulup, tarifinin de yanına iliştirilmesiyle oluşturuluyor.

Ben de bir kaç ay önce arkadaşlarla yaptığımız hediye çekilişi için, fotoğraftaki kavanoz kurabiye karışımını hazırladım. Yalnız elimdeki hemen hemen bütün tariflerde aldığı kadar un lafı geçtiği için tarif bulmakta biraz zorlandım. En son, daha önce sitede de yayınladığım budaklı kurabiye tarifinde kadar kılıp, malzemeleri ölçerek kavanoza doldurdum.

Malzemeleri kavanoza doldururken dikkat edilmesi gereken şey; önce toz olanları sonra da kuruyemiş, çikolata gibi daha taneli malzemeleri doldurmak. Çünkü; malzemelerin karışmadan katman katman görünmesi gerekiyor. Hatta esmer şeker kullanılan bir tarifiniz varsa, iki beyaz malzemenin arasına esmer şekeri dökmek daha güzel bir görünüm elde etmenizi sağlayacaktır. Tabi işlem tamamlandıktan sonra kavanozu fazla sarsmadan taşımalısınız.

Ayrıca kavanozun ağzına kadar dolu olması da daha hoş bir görünüm sağlıyor. Benim kavanozum biraz büyük kaldı, ama malzemeleri karıştırmadan daha ufak bir kavanoza aktaramayacağım için bu şekilde bıraktım.

Tarifi de bir karta yazıp kapağın altına yerleştirdim. Kavanozu da kurdela ile bağlayıp hediyeyi hazırlamış oldum. Arzu edilirse, tarif kartı kurdelaya da iliştirilebilir. Hatta kalıpla kesilecek bir kurabiye tarifini hazırladıysanız, minik bir kalıbı da kurdelaya bağlayabilirsiniz.

Bu hediyeyi ben de, hediye ettiğim arkadaşım da çok beğendik. Umarım siz de basit ama dikkat çekici bu hediye fikrini beğenirsiniz…

Yıldız Parkı’nda bir gün..

Kategori: Muhtelif Konular

Geçen hafta Pazar günü, Carte d’Or ‘un daveti üzere eşimle birlikte Beşiktaş Yıldız Parkı’na doğru yola çıktık. Yolda Yasir’i anneanne’ye emanet ettikten sonra buluşma mekanına vardık. Kapıda bizleri güler yüzüyle Aylin Hanım karşıladı. Birazdan tadacağımız dondurmalı pastanın afişlerinin arasından geçerek yerimize oturduk. Biryandan blogger dostlarla sohbet ederken, biryandan da çaylarımızı içip güzel ikramlardan yedik.

Derken, bir ara ismimin anons edildiğini duydum ve süpriiiz, sahnedeyim! Carte d’Or Şubat doğumlulara süpriz bir doğum günü kutlaması düşünmüş. Mumlar üflendi, pastalar kesildi.. Sonra hepimize birer zarf verildi, doğum günü hediyesi olarak.. Zarfı açınca gördük ki; Carte d’Or ekibi bizim adımıza AÇEV’e bağış yapmış.. Ne kadar ince bir davranış, değil mi?

Daha sonra Carte d’Or ürün müdürü Canan Hanım bizlere dondurmalı pastadan, dondurmalı blogdan bahsetti. Karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk, sohbet ettik.

Vee sıra geldi dondurmalı pastanın tadına bakmaya :) Şimdilik iki çeşidi bulunan pastanın ben en çok karamellisini beğendim. Dondurmayı misafirlere kasede ikram etmek yerine,  süslü bir şekilde hazırlanmış olanı dilimleyerek servis etme fikri bana çok cazip geldi..

Son olarak da, Carte d’Or ekibi, mekandan ayrılırken bizlere evlerimize götürmemiz için dondurmalı pastaları paket yapıp hediye ettiler. Yanında da dondurmamızı servis edeceğimiz tabağı ile birlikte! Herşeyin ince ince düşünülüp hazırlandığı bu organizasyonda ben çok güzel vakit geçirdim. Böyle güzel organizasyonların devamını diliyorum…

Diş Buğdayı

Kategori: Menüler, ve Muhtelif Konular

Onbeş gün önce, diş buğdayı menüsünü yazacağımı söylemiştim, değil mi? Ne zaman yazmak için bilgisayarın başına otursam, Yasir ya uyanıyor, ya da acıkıyor. Hal böyle olunca bir türlü yazamamış oldum. Bol fotoğrafla bunu telafi etmeye çalışalım bakalım.

Anneannemiz Yasir’in arkadaşlarına dağıtmak için minik poşetlere bonibon doldurup ağızlarını ahşap mandallarla tutturmuş. Lolipopların da çubuklarına minik balonlar şişirip bağlamış. Bu hediyeler miniklerden çok büyüklerin hoşuna gitti. Ben birer tane hatıra saklamak için ayırdım bile.

Soframızda;
kadınbudu köfte,
ıspanaklı makarna,
zeytinyağlı fasulye,
peynirli üçgen börekler,
yeşil salata,
sebzeli karışık salata

diş şeklinde kurabiyeler ve cheesecake vardı.

Ayrıca diş buğdayının olmazsa olmazı hedik vardı tabiki..

Yasir’in önüne bir tepsi içinde çeşitli meslek guruplarına ait bir takım eşyalar koyduk. Yasir ısrarla kalemi eline aldı. Bir de kepçe ve tesbihi.  Artık yemek yazarı mı olur, ne olur bilemeyiz.. :)
Hayırlı bir evlat olup Allah’ın rızasına uygun işler yapması ve vatanı için faydalı bir birey olması en büyük arzum…

Mercimek Köftesi 2

Kategori: Muhtelif Konular, Salatalar, ve Tarifler

Öncelikle herkesin geçmiş bayramını kutlarım. Malesef bayram üzeri yoğunluktan dolayı siteye bir bayram mesajı bile yazamadım. Bu bayram dedemsiz geçen ilk bayramdı. Yokluğu fazlasıyla hissediliyor. Adı anıldığında gözlerimiz hala onu arıyor. İnşallah şimdi bulunduğu yerde mutlu ve huzurludur.

Yasircik’in de ikinci bayramıydı bu bayram. İlk gün biraz el öpüp harçlık topladık ve ikinci günden sonra da biz evimizde misafirlerimizi ağırladık. Bu vesileyle ben de ilk mercimek köftesi denememi gerçekleştirmiş oldum. Sitede daha önce annemin yapmış olduğu mercimek köftesinin tarifi vardı. Bu sefer ben portakal ağacı’ndaki tarife uydum. Yiyen herkes çok beğendi. Çok güzel, klasik bir lezzet..

Ayrıca bir de haberim var; Yasir’in dişleri çıktı! Yakında bir diş buğdayı düzenlemek istiyorum. Diş buğdayı ile ilgili değişik önerileriniz varsa benimle paylaşırsanız sevinirim.

MALZEMELER
1 su bardağı kırmızı mercimek
1 litre su
2 su bardağı ince bulgur
2 baş kuru soğan
1 çay bardağı zeytinyağı
1,5 yemek kaşığı biber salçası
1,5 yemek kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı karabiber
pulbiber
1 çay bardağı sıcak su

1 demet maydanoz
6-7 sap yeşil soğan
1,5 tatlı kaşığı tuz
marul veya roka

YAPILIŞI
Mercimekler yıkandıktan sonra bir litre su ile tencerenin kapağı aralık kalacak şekilde, mercimekler ezilip hafif sulu kalıncaya kadar haşlanır.
Haşlanan mercimek derin ve yayvan bir kapta ince bulgur ile karıştırılır. Kabın üzeri örtüldükten sonra karışım 30-45 dakika kadar bekletilir.
Soğanlar zeytinyağda öldürülüp salçalar da ilave edilir. Karabiber ve pul biber de eklendikten sonra bir çay bardağı sıcak su konularak bir iki taşım daha kaynatılır.
Bu karışım bulgur+mercimek karışımına ilave edilir. Tuz da eklendikten sonra iyice yoğurulur (10 dakika kadar).
Ayrı bir yerde taze soğanlar ve maydonoz kıyılıp köfte harcına eklenir. 2-3 dakika daha yoğrulup oval şekil verilerek marul veya roka ile süslenmiş bir servis tabağına dizilir.

dedem..

Kategori: Muhtelif Konular

Geçriğimiz Pazar günü annemin babası, dedem vefat etti. Hala artık aramızda olmadığına inanamıyorum. Sanki kapı çalacak ve dedem gelecekmiş gibi.. Onu dualarla anıyoruz. Yardımseverliğini, neşesini hiç unutmayacağım. Mekanın cennet olsun dedeciğim. Seni çok özlüyoruz…