Zeytinyağlı Ayvalı Kereviz

Yemekler anne tarafından pişirilmiş, servis tabağına konup süslenmiş. Hazır fotoğrafları da çekmişim, sadece siteye yazması kalmış. Herşey tamam ama nedense son aşamada elim bir türlü gitmiyor yazmaya. Vakitsizlik demeyeceğim, vakti doğru kullanamamak benimkisi. Bilgisayar öyle birşey ki; başına oturulduğunda insana asıl işi dışında herşeyi yaptırıyor saatlerce. Bu konuda kontrolü elinden bırakmayıp, kararlı bir şekilde vaktini planlayan, bilgisayardaki işlerini ıvır zıvıra takılmadan halleden insanlara gıpta ile bakıyorum.

Her çocuklu insan gibi benim de gün içinde ne zaman boş vaktimin olacağı belli olmuyor. Ama her ne olursa olsun plan yapıp uygulamak o kadar da zor olmasa gerek. Mesela ben bu yazıyı yazmak için Yasir’in uyuduğu bir vakti seçmiş olsaydım rahatlıkla yazıyı yazıp yayınlayabilirdim. Yasir uyanıkken bu yazıyı yazmak bana, onlarca kez masa başından kalkmama ve darmadağın bir mutfağa mal oldu.

Aslında büyük işleri halletmek için çok uzun vakitlere ihtiyacımız yok. Yetiştirmeniz gereken önemli bir işiniz olduğunu düşünün. Ne yaparsınız? Gün içinde fırsat buldukça o işle ilgilenirsiniz değil mi? Ben de kendim için diyorum ki; fırsat buldukça maillerini kontrol etmek yerine, bir kaç sayfa kitap okusan ya da araman gereken bir arkadaşını arasan, siteye yazı yazsan vs. vs.. Gün içinde elimize geçen o birkaç dakikalar birleşince bir saat olur, bir gün olur. Bir saatte ne çok iş halledilir öyle değil mi? Böylelikle bomboş geçti dediğimiz günler bereketlenir. Çocuklu anneler olarak kabul edelim, bundan böyle eskisi gibi uzun uzun saatlerimiz olmayacak boş geçen. Çünkü her an, her dakika size ihtiyacı olan bir varlık var. Benim ne zaman boş vaktim olacak diye düşünmek, beklemek yerine, eldeki fırsatları (dakikaları) değerlendirmek en akıllıca çözüm.

Bu yazıyı aslında en çok kendim için yazdım. Boş işlere daldıkça aklıma gelsin, gözümün önünde olsun diye. Ama sanırım bu dertten muzdarip olan benim gibi birçok anne vardır. Evet, hayat hızla akıp gidiyor, başarmak için bekleyecek vaktimiz yok.

O zaman fazla vakit kaybetmeden tarife geçelim. Tarif; evcini, uygulayan; annem, fotoğraflayan; ben..
(tarifi aynen evcini’nin yazdığı şekliyle aktarıyorum, her aşama çok net anlatılmış. teşekkürler evcini..)

MALZEMLER

4 adet orta boy kereviz (varsa bir kaç ince dalı ve yaprağı)
1 adet orta boy patates
Ayva (patatesle aynı miktarda)
1 yemek kaşığı limon suyu
1 adet orta boy kuru soğan
60 ml. (1/4 cup) riviera zeytinyağı
1 adet iri portakalın suyu
Yarım limonun suyu (az ekşi seviyorsanız, daha az; çok ekşi seviyorsanız daha çok kullanın)
Çok iyi kalite sızma yağ
Deniz tuzu

YAPILIŞI

  1. Orta boy bir kaseye su doldurun. İçine bir yemek kaşığı limon suyu ekleyin.
  2. Kerevizlerin kabuklarını biraz derince soyun. Tavla zarı büyüklüğünde küp küp doğrayın. Limonlu suyun içine atın. Kerevizin taze dallarını ve küçük yapraklarını yıkayın. Küçük küçük doğrayıp, bir köşeye ayırın.
  3. Aynı şekilde, patatesin ve ayvanın kabuklarını soyun. Hepsini tavla zarı büyüklüğünde, küp küp ve eşit miktarda doğrayın. Onları da limonlu suyun içinde bekletin.
  4. Bu arada, orta boy tencereye riviera zeytinyağını koyun, orta ateşte hafifçe kızdırın. Çok çok küçük doğradığınız soğanı ve bir çay kaşığı deniz tuzunu yağa ekleyin. Soğanlar şeffaflaşana kadar pişirin.
  5. Suyun içindeki sebzeleri iyice süzdürün ve bir köşeye ayırdığınız dallar ve yapraklarla beraber tencereye ekleyin. Orta ateşte, soğanla ve yağla kaplanana kadar kavurun. Sebzeler hafifçe tencerenin dibine tutunmaya başladıklarında, portakal ve limon suyunu ekleyin.
  6. Bir parça fırın kağıdını elinizin içinde buruşturun ve sebzelerin üzerini kapatın. Tencerenin kapağını da kapattıktan sonra, ocağı yavaşa alın ve 25 -30 dakika pişirin. Bu sürenin sonunda bütün sebzeler ve ayva yumuşayacak ve tencerenin dibinde sadece yağ ve çok az sos (portakal ve limon suyu) kalacak.
  7. Ocağın altını kapatın ve tencerenin içindekiler kendi halinde soğuyana kadar bırakın.
  8. Soğuyan yemeği, servis tabağına alın. Üzerine kaliteli sızma yağdan gezdirin. Arzu ederseniz biraz, portakal kabuğu rendesi ve çiğ kereviz yaprağıyla çeşnilendirin. Servis yapın.

“Zeytinyağlı Ayvalı Kereviz” üzerine 8 yorum

  1. Vakti doğru kullanmak iş yerinde çalışanların değerlendirilmesinde önemli faktördür.Akşam mesai bitiminde hala çalışanlara ne çok çalışıyor bravo yerine gün içinde ne yaptı da rutin işini bitiremedi diye bakıır çoğu kez ama sürekli birşeyleri planlayarak yaşamak bazen de çok sıkıcı olabiliyor ellerinize sağlık

  2. bu yemeği ben ayva yerine zencefille yaptım çok güzel oldu.
    yalnız zencefilleri çok küçük küpler halinde doğramak lazım.
    eline sağlık emel ablanın.

  3. Elbette katı planlardan bahsetmiyorum ama gün icinde yapılacak islere dair kafamızda olusan bir liste ile daha planlı yaşayabiliriz. Toplumumuzda malesef erteleme hastalığı var. Bu da işlerin hic yapılmamasına sebep oluyor. Demek istediğim; bir ısı gözümüzde büyüyüp hic yapmamaktansa, bolerek uzun vadede başarılı olmak.

    Elllerine saglık fidan abla. Zencefil Acilik vermedi mı? Merak ettim, denemek lazım..

  4. Ah Meldacım yarama dokundun.Ben de işlerini yetiştiremeyen ve bir kısmını sürekli yarına bırakanlardanım. Fakültede bir hocamız tembeliin çalışma günü yarındır derdi ve çok sı bize bunu hatırlatırdı. Öğrenciyken her şey daha kolydı oysa şimdi ilgilenilmesi gereken çocularımız var.Çocuk sayısı arttıkça kendimize ayırdığımız zaman azalıyor. Hatta okullu olması da bir şey ifade etmiyor :)
    bu arada Emel ablanın yaptığı diğer lezzetler gibi kereviz de harika olmuştur. İkinizin de ellerine sağlık.
    Allah bereketli ve hayır yolunda kullanabileceğimiz zamanlar versin.

  5. Egzotik,kesinlikle denenesi bir tat.Anneciğinin ellerine sağlık.Yasir’imizi de Allah c.c bağışlasın.’Bebeğinizden sonra ki hayatınız asla eskisi gibi olmayacak.Ama kesinlikle daha güzel olacak’ diyor Senai Demirci.Hakikaten öyle değil mi? Tabi ki çok kolay değil,lakin bu bizim en sevimli en tatlı imtihanımız.Zahmette rahmet vardır diyelim her daim.Benim kızım da 3 yaşında ve akranlarına göre çok daha hareketli.Yasir de zannediyorum 1-2 yaşlarındadır.Öpüyoruz minik adamı..
    Aşure günümüz kutlu olsun bu arada,sevgi ve selam ile

  6. Yemek sitelerine bakarken tarifinize rastladım, malzemeler kısmında ”çok iyi kalite sızma zeytinyağı”nı belirtmişken,yemeğin yapılışını anlatırken riviera demişsiniz,belki düzeltmek isterseniz…Çocuğunuzu Allah bağışlasın..kolay gelsin…

  7. yani buna ne denir artık bilmiyorum.ellerim kereviz kokulu, tezgahımda kereviz dallar..bir bakayım sitenizde ne var ne yok derken..ama benim ayvam yok.olsun…ellerinize sağlık.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir