İçeriğe geç

Kategori: Yemekler

anneannemin zeytinyağlıları..

Kategori: Zeytinyağlı Yemekler

Uzun bir aradan sonra herkese merhaba!
Bloguma bu şekilde uzun aralar vermeyi hiç sevmiyorum, her zamanki bahanelerime sığınmayacağım bu sefer. Ardarda birkaç yazı yazarak kendimi affettimeye çalışacağım :)
Bu yazıda yeni tarif yok. Anneannemde biraraya geldiğimiz bir sofranın fotoğrafı var. Anneannemin zeytinyağlı yemekleri denilince, akan sular durur bende :) Birgün torunlarım da benim için aynı şeyi söylerler umarım..

Zeytinyağlı Ayvalı Kereviz

Kategori: Tarifler, ve Zeytinyağlı Yemekler

Yemekler anne tarafından pişirilmiş, servis tabağına konup süslenmiş. Hazır fotoğrafları da çekmişim, sadece siteye yazması kalmış. Herşey tamam ama nedense son aşamada elim bir türlü gitmiyor yazmaya. Vakitsizlik demeyeceğim, vakti doğru kullanamamak benimkisi. Bilgisayar öyle birşey ki; başına oturulduğunda insana asıl işi dışında herşeyi yaptırıyor saatlerce. Bu konuda kontrolü elinden bırakmayıp, kararlı bir şekilde vaktini planlayan, bilgisayardaki işlerini ıvır zıvıra takılmadan halleden insanlara gıpta ile bakıyorum.

Her çocuklu insan gibi benim de gün içinde ne zaman boş vaktimin olacağı belli olmuyor. Ama her ne olursa olsun plan yapıp uygulamak o kadar da zor olmasa gerek. Mesela ben bu yazıyı yazmak için Yasir’in uyuduğu bir vakti seçmiş olsaydım rahatlıkla yazıyı yazıp yayınlayabilirdim. Yasir uyanıkken bu yazıyı yazmak bana, onlarca kez masa başından kalkmama ve darmadağın bir mutfağa mal oldu.

Aslında büyük işleri halletmek için çok uzun vakitlere ihtiyacımız yok. Yetiştirmeniz gereken önemli bir işiniz olduğunu düşünün. Ne yaparsınız? Gün içinde fırsat buldukça o işle ilgilenirsiniz değil mi? Ben de kendim için diyorum ki; fırsat buldukça maillerini kontrol etmek yerine, bir kaç sayfa kitap okusan ya da araman gereken bir arkadaşını arasan, siteye yazı yazsan vs. vs.. Gün içinde elimize geçen o birkaç dakikalar birleşince bir saat olur, bir gün olur. Bir saatte ne çok iş halledilir öyle değil mi? Böylelikle bomboş geçti dediğimiz günler bereketlenir. Çocuklu anneler olarak kabul edelim, bundan böyle eskisi gibi uzun uzun saatlerimiz olmayacak boş geçen. Çünkü her an, her dakika size ihtiyacı olan bir varlık var. Benim ne zaman boş vaktim olacak diye düşünmek, beklemek yerine, eldeki fırsatları (dakikaları) değerlendirmek en akıllıca çözüm.

Bu yazıyı aslında en çok kendim için yazdım. Boş işlere daldıkça aklıma gelsin, gözümün önünde olsun diye. Ama sanırım bu dertten muzdarip olan benim gibi birçok anne vardır. Evet, hayat hızla akıp gidiyor, başarmak için bekleyecek vaktimiz yok.

O zaman fazla vakit kaybetmeden tarife geçelim. Tarif; evcini, uygulayan; annem, fotoğraflayan; ben..
(tarifi aynen evcini’nin yazdığı şekliyle aktarıyorum, her aşama çok net anlatılmış. teşekkürler evcini..)

MALZEMLER

4 adet orta boy kereviz (varsa bir kaç ince dalı ve yaprağı)
1 adet orta boy patates
Ayva (patatesle aynı miktarda)
1 yemek kaşığı limon suyu
1 adet orta boy kuru soğan
60 ml. (1/4 cup) riviera zeytinyağı
1 adet iri portakalın suyu
Yarım limonun suyu (az ekşi seviyorsanız, daha az; çok ekşi seviyorsanız daha çok kullanın)
Çok iyi kalite sızma yağ
Deniz tuzu

YAPILIŞI

  1. Orta boy bir kaseye su doldurun. İçine bir yemek kaşığı limon suyu ekleyin.
  2. Kerevizlerin kabuklarını biraz derince soyun. Tavla zarı büyüklüğünde küp küp doğrayın. Limonlu suyun içine atın. Kerevizin taze dallarını ve küçük yapraklarını yıkayın. Küçük küçük doğrayıp, bir köşeye ayırın.
  3. Aynı şekilde, patatesin ve ayvanın kabuklarını soyun. Hepsini tavla zarı büyüklüğünde, küp küp ve eşit miktarda doğrayın. Onları da limonlu suyun içinde bekletin.
  4. Bu arada, orta boy tencereye riviera zeytinyağını koyun, orta ateşte hafifçe kızdırın. Çok çok küçük doğradığınız soğanı ve bir çay kaşığı deniz tuzunu yağa ekleyin. Soğanlar şeffaflaşana kadar pişirin.
  5. Suyun içindeki sebzeleri iyice süzdürün ve bir köşeye ayırdığınız dallar ve yapraklarla beraber tencereye ekleyin. Orta ateşte, soğanla ve yağla kaplanana kadar kavurun. Sebzeler hafifçe tencerenin dibine tutunmaya başladıklarında, portakal ve limon suyunu ekleyin.
  6. Bir parça fırın kağıdını elinizin içinde buruşturun ve sebzelerin üzerini kapatın. Tencerenin kapağını da kapattıktan sonra, ocağı yavaşa alın ve 25 -30 dakika pişirin. Bu sürenin sonunda bütün sebzeler ve ayva yumuşayacak ve tencerenin dibinde sadece yağ ve çok az sos (portakal ve limon suyu) kalacak.
  7. Ocağın altını kapatın ve tencerenin içindekiler kendi halinde soğuyana kadar bırakın.
  8. Soğuyan yemeği, servis tabağına alın. Üzerine kaliteli sızma yağdan gezdirin. Arzu ederseniz biraz, portakal kabuğu rendesi ve çiğ kereviz yaprağıyla çeşnilendirin. Servis yapın.

İnegöl Köfte

Kategori: Etli Yemekler, ve Tarifler

Annem inegöl köfteyi her yapışında fotoğraf çekmemi hatırlatıyor, ama ben çekene kadar ya köfteler tükenmiş oluyor, ya da yeterli ışık olmuyor. En son bu harika köftelerden yerken; bu tarifin ne kadar lezzetli olduğunu sitede yazmam lazım diyerek sofradan kalktım ve fotoğrafları çektim.

(Tarif Evcini’ne ait.)
MALZMELER
1 kg. dananın döşünden çekilmiş kıyma
1/2 su bardağı çekilmiş kuru ekmek içi (galeta unu da olabilir.)
1/2 su bardağı su
1 yemek kaşığı tuz
2 tatlı kaşığı karbonat
1 yemek kaşığı limon suyu
2 adet orta boy soğan (rendelenmiş)
(Arzu ederseniz yarım su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri)

YAPILIŞI
– Ekmek içi, su ve tuz kıymaya eklenip 10 dakika yoğrulur. Bir saklama kabında 24 saat buzdolabında dinlendirilir.
– 24 saat sonra, bir bardakta karıştırılmış olan limon ve karbonat (köpürecek) kıymanın üzerine dökülür.
– Soğan rendelenip kıymaya karıştırılır. Eğer peynir ekleyecekseniz, bu aşamada ekleyin.
– Kıymadan ceviz büyüklüğünde koparılan parçalara şekil verilip saklama kabına dizilir. Bu şekilde 12 saat kadar daha buzdolabında dinlendirilir. (Köftelerin hepsi pişirilmeyecekse, kalanlar bu aşamada dinlendirmeden buzluğa kaldırılabilir. Buzlukta saklanan köfteler çözülmesi beklenmeden, hemen pişirilir.)
– Köfteler dinlendikten sonra, pişirmeden 10 dk. önce buzdolabından çıkarılır.
– Orta ateşte iyice kızdırılan ızgara tavasında yağsız bir şekilde önlü arkalı ızgara yapılarak pişirilir.
İstenirse, mangalda veya önceden 200 dereceye ısıtılmış fırında 10-15 dakika pişirilebilir.

Akşam yemeği menüsü & Mantar soslu biftek

Kategori: Etli Yemekler, Menüler, ve Tarifler

Annemin bu güzel sofrasına, kayınvalidem ve kayınbabam ile misafir olduk. Yasir’in ilgi ve sevgiden bolca şımardığı güzel bir akşam geçirdik.
Gelelim annemin menüsüne ve tariflere..

– düğün çorbası
– mantar soslu biftek
– elma dilim patates kızartması
– pirinç pilavı
– zeytinyağlı çalı fasulye
– zeytinyağlı enginar
– fırında paçanga böreği
– tatlı olarak da frigo

MANTAR SOSLU BİFTEK

1. Kişi sayısına göre alınan biftekler, tereyağda arkalı önlü rengi dönene kadar kızartılır.
2. Yayvan bir tencereye bir bütün soğan ve biftekler, salçalı su ile birlikte konup etler yumuşayana kadar kısık ateşte pişirilir. Etler suyunu çektikten sonra fırın tepsisine dizilir.
3. Yıkanmış mantarlar doğranıp sıvıyağda sotelenir. İçine bol karabiber eklenip sotelenmeye devam edilir. 4. Mantarlar suyunu salıp çektikten sonra tuz ve bir paket çiğ krema ilave edilip azıcık daha pişirilir.
5. Bu mantarlı karışım tepsideki bifteklerin üzerlerine pay edilir.
6. Hepsinin üzerlerine bol kaşar peynir rendesi serpilir ve her bir bifteğin üzerine fındık tanesi kadar da tereyağ parçası konup biberle süslenir.
7. Servisten 15 dk. önce fırına verilip kaşarlar eriyene kadar pişirilir ve sıcak sıcak servis edilir.

Mantarlı Makarna Sosu (mantar sote)

Kategori: Pilavlar & Makarnalar, ve Tarifler

MALZEMELER
(yarım paket makarna için)
1 paket mantar (yaklaşık 300-400 gram)
1 orta boy soğan
1 diş sarımsak (arzuya göre artırılabilir)
1 sivri biber
1 domates
1’er yemek kaşığı domates ve biber salçası
sıvıyağ
tuz, karabiber, kırmızı pul biber
YAPILIŞI
Soğan ve sarımsaklar küçük küçük doğranıp sıvıyağda kavrulur. Salçalar ilave edilip biraz daha kavrulduktan sonra tencereye küp küp doğranmış domates ve doğranmış sivri biber ilave edilip pişirmeye devam edilir. Bu aşamada yıkanmış mantarlar da doğranıp tencereye ilave edilir. Mantarlar önceden doğrandıysa kararmaması için limonlu suda bekletebilirsiniz. Baharatlar da ilave edilip mantarlar saldığı suyu biraz çekene kadar kısık ateşte pişirilir.
Bu yemeği sade bir şekilde yiyebileceğiniz gibi makarna sosu olarak da kullanabilirsiniz. Bunun için tuzlu suda haşladığınız makarnaları süzüp mantarlarla karıştırmanız yeterli. Arzu edilirse maydonoz da ilave edilebilir.

Beşamel Soslu Türlü

Kategori: Etli Yemekler, ve Tarifler

Bazen evde çeşitli sebzelerden azar azar dolapta kaldığı olur. İşte bu tarif bu durumlar için. Ben birer adet kabak, patlıcan ve patates ile yaptım. Siz daha da zenginleştirebilirsiniz.

Sebzeler soyulup küp küp doğrandıktan sonra ayrı ayrı kızartılır. Sebzeleri kızarttıkça havlu kağıdın üzerine alırsanız fazla yağı havluda kalır. Daha sonra sebzeler karıştırılıp güveç kaplarına pay edilir.
Ayrı bir tencerede tereyağ eritilip 1-2 yemek kaşığı un ile kavrulur. Süt ve tuz da ilave edilerek kaynatılır. (Bu beşamel sosun miktarını ikram edeceğiniz kişi sayısına göre ayarlayabilirsiniz. Ben sadece iki güveç yaptığımdan az hazırladım.)
Kuş başı etleri, tas kebabı tarifindeki gibi pişirdim ve güveç kaplarına paylaştırdım ama siz arzu ederseniz sadece düdüklüde haşlayabilirsiniz. Beşamel sos, güveç kaplarındaki sebzeli etli karışımın üzerlerine dökülür.
Kaşar peyniri rendesi de serpilip 200 derecelik fırında kaşarlar eriyip kızarana kadar pişirilir.
Tarif Merve’nin blogu, Hobiriks‘den..

Nohut Köftesi (Falafel)

Kategori: Tarifler, ve Yemekler

(kızarmadan önceki hali…)

Nohut köftesi, yani falafel Lübnan mutfağına ait bir yemek. Hep tadını merak ederdim ama nedense evde yapılamayacak kadar zor bir reçete zannederdim. Cafe pepela‘nın blogundaki tarife bakınca hiç de öyle zor olmadığını gördüm. Denedim, ve sonuç mükemmel. Hem sıcak hem soğuk olarak tüketebilirsiniz. Ama yanından yoğurdu eksik etmeyin. Ben soğuk halini daha çok sevdim diyebilirim.

MAZLEMELER
1 bardak haşlanmış nohut
1/2 bardak ince bulgur
1 büyük beyaz soğan (incecik doğrayın)
3 diş sarımsak rendesi (pepela’nın dediği gibi ben de bir büyük diş kullandım.)
1/2 demet ince kıyılmış maydonoz
1 tatlı kaşığı ince kıyılmış taze kişniş (kullanmadım)
1 büyük yumurta
2 tatlı kaşığı kimyon
1 çay kaşığı paprika (kullanmadım)
1 çay kaşığı kırmızı biber
1 çay kaşığı kekik
1 çay kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı susam veya çörek otu (yarım susam, yarım çörek otu kullandım)
2 çorba kaşığı tahin
2-3 çorba kaşığı galeta unu (yoğururken kıvamını ayarlamak için artırabilirsiniz)
1 buçuk tatlı kaşığı tuz
1/2 paket kabartma tozu
kızartmak için sıvıyağ

YAPILIŞI
(yapılış kısmı pepela’nın anlatımıyla..)
Bulgurun üzerini çok geçmeyecek kadar su koyup, ağzını kapatın ve 10 dk. çekmesini bekleyin.
Haşlanmış nohut, yumurta, sarımsak, soğan, tahin, kabartma tozu ve baharatları mutfak robotunda iyice çekin.
Karışımı kaba alın, bulgur ve galeta ununu ekleyip 1-2 dk. yoğurun.
2 saat kadar buzdolabında bekletin (Vaktiniz az ise 1 saat buzlukta da bekletebilirsiniz, ara sıra kontrol edin, sertleştiğinde kızartılmaya hazırdır.)
Harcınızdan ceviz büyüklüğünde köfteler hazırlayın.
Orta boy bir tencereye bol yağ koyup kızdırın. Kızdığını anlamak için ekmek parçaları atabilirsiniz.
Köftelerinizi yağa atıp, altın rengi alıncaya kadar kızartın.

25. gün – Sirkeli Patlıcan

Kategori: Tarifler, ve Zeytinyağlı Yemekler

Bu tarifi Müge‘nin blogunda gördüğümden beri denemek istiyordum. Cuma günü son iftar davetimde deneyebildim. Çok hafif ve lezzetli bir zeytinyağlı yemek oldu. Özellikle patlıcanların közleme veya kızartma yapılmadan kullanılması en sevdiğim kısmı oldu bu yemeğin :) Yalnız sirke miktarı benim için fazla oldu. Birdahaki sefere mutlaka biraz daha az sirke ile denemek istiyorum.

MALZEMELER

* 5-6 (ince-uzun) kemer patlıcan
* 2 su bardağı domates rendesi
* 1/2 limon
* 8-10 diş sarımsak
* 6-7 yemek kaşığı elma sirkesi
* 4 yemek kaşığı zeytinyağ
* 2 çay kaşığı şeker
* tuz, karabiber
* süslemek için; maydonoz

YAPILIŞI

Patlıcanlar soyulup, baş kısmından bir cm.lik kısmı kesilmeden uzunlamasına dörde bölünür. Kararmaması için patlıcanlar kesildikçe limonlu suya atılır. Daha sonra yayvan bir tencereye dizilir.

Tuz, karabiber, şeker ve zeytinyağ domates rendesine ilave edilerek tenceredeki patlıcanların üzerlerine yayılır.
Kaynayana kadar orta ateşte, kaynadıktan sonra da 40-45 dakika pişirilir.

Sirke ve ezilmiş sarımsaklar karıştırılıp pişmiş olan patlıcanların üzerine dökülür ve 5 dakika daha pişirilir.

Yemek tenceresinde soğutulduktan sonra maydonoz ile süslenerek servis edilir.

16. gün – Tas Kebabı

Kategori: Etli Yemekler, ve Tarifler

Dün ve bugün için kırmızı sofranın tariflerini annemden almakta gecikince, sayfa iki gün güncellenmemiş oldu. Şimdi art arda ikisini de ekleyerek telafi etmeye çalışacağım…

Sofranın ana yemeği, püre üzerinde servis edilen tas kebabıydı..

MALZEMELER
1 kg. kuş başı et
2 kuru soğan
3 domates
1-2 sivri biber
1/2 kaşık salça
1 yemek kaşığı tereyağ
1 çay bardağı su
tuz, karabiber, kekik

YAPILIŞI
Kuru soğan ve domates soyulup yemeklik doğranır. Malzemelerin baharatlar hariç hepsi çiğden harmanlanır. Düdüklü tencereye konup düdüğü çıkana kadar büyük ateşte pişirilir. Sonra kısılıp yarım saat daha pişirilir. Etler daha sonra tencereye alınıp, çok sulu kaldıysa bir taşım daha kaynatılır. Bu aşamada baharatlar da ilave edilir. Tercihe göre patates püresinin üzerinde servis edilir.

15. gün – İmambayıldı ve pratik bir menü…

Kategori: Menüler, Tarifler, ve Zeytinyağlı Yemekler

Anneannemin sofrasından vereceğim tariflerim var sırada, ama ben hala ayrıntılarıyla öğrenemedim anneannemden. O yüzden bugünkü iftar davetimden bahsetmek istiyorum. Havanın kararmasına yakın alelacele çekilmiş iki fotoğrafım var sadece.. Menüm yine herzamanki pratik tariflerimden oluşuyor. Bugün için ilk defa denediğim imambayıldı var bir de.. İmambayıldının tarifini haftasonu teyzem, kendi kayınvalidesinden öğrendiği şekliyle anlattı. Normalde çok aram olmamasına rağmen, ben bu haliyle sevdim. Sizlere de tavsiye ederim.

İMAMBAYILDI

MALZMELER

1 kg. patlıcan
4 kuru soğan
4 domates
1/2 demet maydonoz
5-6 sivri biber (acı olması tercih edilmelidir)
1 kırmızı biber
1 baş sarımsak (10-15 diş)

2 tatlı kaşığı tuz
1 yemek kaşığı toz şeker

1 yemek kaşığı un + 1/2 bardak su
1 çay bardağı zeytinyağ

YAPILIŞI

Ay şekilnde doğranmış soğan, küp küp doğranan domates, biberler ve kıyılan maydonoz ile güzelce harmanlanır. Sarımsaklar da bütün olarak ilave edilir.
Tuz ve şeker de eklenip geniş ve derin bir tencerenin dibine bu karışımın birazı, daha çok soğanlı kısmı alınarak yayılır.
Üzerine, daha önceden tuzlu suda bekletilen patlıcanlar baş parmak kadar doğranıp sıkı sıkı dizilir. Bir sıra patlıcan, bir sıra salatalı karışım patlıcanlar bitene kadar aynı şekilde tencereye dizilir.
Son olarak en üstte salatalı karışım kalacak şekilde dizdikten sonra üzerine biraz su gezdirilerek yüksek ateşte, tencerenin kapağı kapalı olarak, kaynayana kadar pişirilir. Sonra altı kısılıp 20 dakika kadar daha pişirilir.
Bir kasede un ve su karıştırılıp tencereye dökülür. Zeytinyağ da ilave edilip 5-10 dakika daha pişilir. (ben biraz daha uzun pişirdim.)

Menü;
domates çorbası, hasanpaşa köfte, pilav, kabaklı erişteli börek, imambayıldı, elmalı savyer ve arkadaşım Hilal’in getirdiği haşhaşlı tatlı…

Kabaklı böreği küçük karelere kesip kanepe gibi üzerlerine kürdan batırarak, köftenin yanında servis ediyorum. Tek lokmalık olduğu için daha çok beğeniliyor. Bu tarz servis önerileri benim çok işime yarıyor. Arkadaşım Müge’nin blogunda böyle servis fikirlerini görüp çok beğenirdim, şimdilerde kendisi sitesindeki servis önerilerini bir başlık altında toplamış. Eğer siz de benim gibi bu tarz incelikleri sofralarınızda kullanmaktan hoşlanıyorsanız, mutlaka göz atın derim…